BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli basın mensupları,bildiğiniz gibi kısa bir süre önce guneyKürdistana konser vermek uzere .31-03-2008..tarihinde ben arkadaşım hozan Aydın ,kameraman Mehmet ucpinar ve muzisyen genc bir arkadas ile birlikte hava yolu ile Frankfurt tan Erbil e gittik.
Yaşanan olumsuzlukları ve gelişmeleri sizlere aktarmadan önce, giderken yaşadığım duygulardan biraz bahsetmek istiyorum.Gerçi yaşadığım duyguları anlatmak o kadar kolay olmayacak.Hiç bir cümle ile ,hatta hiç bir nota ile izah edemeyeceğimi düşündüğüm bir duygu yoğunuluğu yaşıyordum.
Ben Erbil e değil de,sanki uzaya gidiyordum.Yada ne bileyim sanki kutsal bir ibadet yerine gidiyordum.
Bin yıllardır bağrında acıları saklayan topraklar değil de,büyülü masalsı bir kente inmenin heyecanını yaşıyordum.
Hava alanına inerken sanki bir imkansızı başarmıştık.,birazdan havalanında bizi bekleyen sürprizden habersiz ayak bastık Erbil e...
Bizi tanıyanlar hemen yanımıza geldiler.Bizi bağırlarına basmışlardı...
Artık oradaydık!
Sanki düşler ülkesindeydik...Bir ara rüyada mıyım diye kendi kendime sordum,
Değildi...
Hayır bu kez rüya değildi.
Artık ,yıllardır uğruna her şeyimizi verdiğimiz ve sürgünleri göze aldığımız ,ölümlere gidip geldiğimiz ,özgür topraklara gelmiştik.
Dile kolay bu bin yılların düşü...!Ehmedê Xanê nin düşünün gerçekleştiği toğraklara inmiştik.
Bir inanç insanının ibadet duygusuyla,o topraklara yüz sürmek için bavullarımızı beklerken, görevliler bizi kafileden ayırarak bir süre hava alanında beklettiler.Ancak,bu kez tavırları değişmişti.Biz bir şeyler olduğunu farkettik,ama şu an yaşadığımız sonuçları asla tahmin etmiyorduk.Ta ki üst düzey bir yetkilnin gelerek bize geldiğimiz uçakla geri gitmemizi söyleyene kadar.
Anlatılmaz tuhaf bir duyguydu bu,tam gelmişken üstelik ayak basmışken bu topraklara...
Anlamlı-anlamsız bir çok cümle kurduğumu hatırlıyorum .
Dilim döndüğünce yüreğim yetiğince anlatmaya çalıştım.
Onlardan bir açıklama istedim.Hiç bir açıklama yapmayacakları gibi,direnmemiz halinde zor kullanacaklarını belirtterek bizi uçağa binmeye zorladılar.
Bir anda etrafımız onlaraca görevli tarafında sarıldı.Biz sanki sanatçı değil de,yabancı bir ülkeye sızmaya çalışan birer teröristtik.Oysa daha bir kaç dakika önce bize sarılan,bizimle el sıkışmak için büyük bir çaba içinde olan bu insanlar değil miydi?
Çok şaşrımıştık.
Ne olmuştu bu insanlara?
Bizleri tehditlerle ve hiç bir açıklama yapmadan geldiğimiz uçakla geri gönderdiler.
Niçin gönderildiğimizi bilmiyoruz.
Erbil hükümetinden ve sayın Barzani den bu konuda bir açıklama bekliyoruz.
Biz bu ülkenin sanatçılarıyız.
Kürdistan coğrafysında özgür bir şekilde konser vermek ve halkımızla buluşmak bizim de hakkımız
Hangi gerekçeyle bizi geri gönderilidiklerini bilmek istiyoruz.
Saygılarımla...
HOZAN DİNO
|