06 Ekim 2008 Pazartesi 22:50  Bezele karakoluna eylemin ayrıntıları belli oldu 10:01  Metropollerdeki Kürtler tehlike altında 12:34  Pen’de Dilbahar için çağrı 12:26  Kaynak: Dağlıca baskını örgüt işi değil 00:07  Seferberlik şart 23:51  Ölen askerlerin kimlikleri belli oldu 23:18  Türk ordusu sınırı ihlal etti 23:13  Bezele köyüne giriş çıkış yasaklandı 23:11  Bayram izininde olan askerler geri çağrılıyor 23:09  Uluslararası basın: Son ayların en büyük saldırısı 23:08  
 Çok Okunanlar
 Karakol baskınında 15 asker öldü
 Çok Yorumlananlar
  Kürtler linç ediliyor, Dünya seyirci


AHMET TÜRK: TÜRKİYE’DE 3 DEVLET VAR
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, AKP hakkında açılan kapatma davasının güç odaklarının çatışmasının ürünü olduğunu belirterek, ‘’Türkiye’de 3 devlet var.

AB rotasında ilerlemek isteyenler, statükoyu sürdürmek isteyenler ve devleti çete devleti haline getirmeye çalışan derin devlettir. Bugün yaşanan bu üç devlet arasındaki iktidar çatışmasıdır’’ dedi.

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin Meclis grup toplantısında, yaşanan son siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Newroz kutlamalarında polisin şiddetine dikkat çeken Ahmet Türk, halkın Newroz’da çözüm yolunu gösterdiğini kaydetti.

DTP’liş Türk, artık hiç kimsenin, yüzbinlerce insanın dile getirdiği özgürlük ve barış taleplerini görmezden gelemeyeceğini belirterek, “Askeri çözümler havlu atmıştır. Çözüm bu Mecliste, çözüm bu iradededir. Yapılabilecek tek bir şey var; o da tam demokratikleşme için başta iktidar olmak üzere tüm sorumlu ve yetkili çevrelerin elini taşın altına sokmasıdır’’ dedi.

İŞKENCEYE SIFIR TOLERANSI YALAN!

Newroz kutlamaları sırasında Hakkari, Van, Siirt ve Yüksekova’da yaşanan şiddete dikkat çeken Türk, her yerde görkemli kutlamalar yaşanmasına rağmen bu illerde vahşet görüntülerinin ortaya çıktığını belirterek şöyle dedi:

“Van’da-Hakkâri’de-Yüksekova’da-Siirt’te, güvenlik güçlerinin yaptığı vahşet, sokak ortasındaki işkenceler neyle izah edilebilir? Kendi halkına bu kadar pervasız saldıran bir hükümet, neyin demokrasisinden neyin çağdaşlığından bahsedebilir? Sayın Başbakana soruyorum: Bu tabloyu izledikten sonra, kim ‘işkenceye sıfır tolerans’ sözüne inanacak? Bunun bir palavradan başka bir şey olmadığı, görüntülerle ispatlandı.

Kameralar önünde sokak ortasında 15 yaşında bile olmayan bir çocuğa yapılan muamele tüyler ürpertici. Bu görüntüleri, yıllar önce İsrail askerleri Filistinli çocuklara yapıyordu. Burası Filistin mi, halkın vergileriyle geçinen polis kendini İsrail askeri mi sanıyor? Sokak ortasında çocuklara yapılan işkence görüntülerini günlerden beri bütün dünya izliyor! Hiçbir yetkiliden tek bir açıklama yok! Hükümet, nasıl hasıraltı ederim, nasıl bu gündemler içerisinde kaybederimin telaşı içerisinde. Gerçekleri nasıl çarpıtırımın uyanıklığı içerisinde.”

DTP’li Türk grup konuşmasında, Başbakan Erdoğan’ın halkı vandalizmle suçladığını hatırlatarak “asıl Vandal, kadınlara, çocuklara dayat atanlar, coplayanlar, işkence yapanlardır. Vatandaşına silah sıkandır, vatandaşını öldürendir. Halkımız, hukukçularımız, sivil toplumumuz kimin Vandal kimin demokrat olduğunu çok iyi biliyor’’ diye konuştu.

Türk, Siirt Emniyet Müdürü, Van, Hakkari ve Siirt valilerinin görevden alınması yönündeki taleplerini bir kez daha dile getirdi.

TÜRKİYE YOL AYRIMINDA

AKP hakkındaki kapatma davası ve yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Ahmet Türk, Türkiye’nin önemli bir yol ayrımında olduğunu belirterek yaşananları “iktidar savaşı” olarak nitelendirdi.

Türkiye’de 3 devlet olduğunu vurgulayan Türk, “Birincisi, sınırlı da olsa biraz değişimi isteyen, AB rotasında ilerlemek isteyen kesimlerden oluşuyor. İkinci devleti ise, değişime karşı duran, iktidarı için mevcut statükoyu sürdürmek isteyen kanat oluşturuyor. Üçüncüsü de devleti çete devleti haline getirmeye çalışan, gücünü çetelerden alan derin devlettir. İşte bugün yaşanan bu üç devlet arasındaki iktidar çatışmasıdır. Statükocu sistemi sürdürmek isteyen elit kesimler siyaseti devre dışı bırakmak istiyor. Bunlar demokrasiyi bu topluma fazla görüyorlar. Yani halkı aşağılıyorlar, hor görüyorlar. Toplum daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi talebinde bulundukça korkuyorlar, sıkışıyorlar ve bunun sonucu olarak saldırıya geçiyorlar. Statükolarını, hanedanlıklarını sağlama almak için, ceberrut gibi toplumun siyasetin üzerine çöküyorlar” diye konuştu.

AKP MAĞDUR DEĞİL TARAFTIR

Sistemi tıkayan nedenlerin başında Kürt sorunu geldiğini söyleyen Türk, AKP hakkında açılan kapatma davasının güç odaklarının çatışmasının bir ürünü olduğunu belirtti.

AKP’nin bu çatışmanın mağduru değil bizzat tarafı olduğunu anlatan Türk şöyle konuştu:

‘’AKP kesinlikle masum rolü oynamasın. Sayın Başbakan hiç boşuna mağduriyetten demokratlık çıkartmaya çalışmayın. Aksi taktirde sadece kendinizi kandırırsınız. İş bu kez ciddidir. Ne yazık ki işlerin bu noktaya gelmesinin sorumluluğu sizdedir. Halkın size verdiği yetkiyi doğru kullanmadınız. Halk daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla zenginlik yaratmanız için size yetki verdi. Gittiniz bu güç odaklarıyla uzlaştınız. Halkın verdiği yetkiyi ucuza pazarladınız. Demokrasiyi, özgürlükleri, hakkı, hukuku, adaleti yaymak yerine iktidarınızı yaymaya çalıştınız. Bürokraside kendi iktidarınızı kurmak istediniz. Dolmabahçelerde anlaşmalar yaptınız. ‘Kürt sorununu en iyi ben ezerim’ diyerek sözler verdiniz. Hatta bunun için en kapsamlı operasyonları bile yaptınız.”.

Biz söyleyelim nerede yanlış yaptığınızı. Demokrasiyi, özgürlükleri kurban ederek sistemin sahiplerinin size geçit vereceğini mi sandınız? En basitinden bir 301’inci maddeyi bile değiştirmeyerek, iktidarınızı sağlama mı almış oldunuz? Aylardır ucuz hesaplarla yeni anayasa konusunda toplumu oyaladınız, kandırdınız. Sizin bu uzlaşmalarınız, dirsek temaslarınız, statükoya göz kırpmalarınız, bu güçleri azdırdı. Siz toplumun demokratik tercihini, arzularını yücelteceğinize, tam tersine izlediğiniz politikalarla küçülttünüz. Sizin şahsınızda artık bu gün deniyor ki, ‘İktidar da olsa kapatırız.’Halkın gücünü, böyle önemsizleştirmeye, değersizleştirmeye ne hakkınız var? Bu toplum buna layık mı? Yazık, gerçekten siyaset adına, bu toplum adına yazık.”

AKP İSOT TARLASINA GİRDİ

AKP’ye “demokrasi reformu için geç kalmış sayılmayız” diye seslenen Türk, eğer demokrasi isteniyorsa iktidar savaşının bir kenara bırakılması gerektiğini kaydetti. Türk “bugün demokrasi için Kurtuluş savaşı başlatmak gerekiyor” dedi. AKP’ye, demokrasi ve parlamentonun gücünü yansıtacak düzenlemeler konusunda “sonuna kadar yanınızdayız” mesajı veren Türk, konuşmasında bir de fıkra anlatarak şunları söyledi:

“Adam gelmiş ‘ağam Fransızlar, Urfa’ya giriyorlar’ demiş, ağa ses çıkarmamış, adam yeniden gelmiş ‘ Ağam Fransızlar Urfa’ya girdiler’ demiş, ağa da yine ses yok. Adam bir kez daha gelmiş ‘Ağam Fransızlar isot tarlasına girdi’ demiş, ağa bu kez ayağa kalkmış ‘koşun, namus elden gidiyor’ demiş. AKP de isot tarlasına girildiği için telaş içinde demokrasi havariliği yapıyor. Oysa siz halktan aldığınız yetkiyi doğru kullansaydınız ülke bu duruma düşmezdi. Statükocu güçlere karşı demokrasi mücadelesi verseydiniz, demokrasi bugün tehlike altında olmazdı. AKP’nin sızlanmak,şikayet etmek yerine demokrasiyi gündeme getirmesi lazım. Yamalarla, perakendelerle bu iş düzelmez. Ne statükoya, ne kiliseye ne camiye yaranabildiniz. Ortada kaldınız başbakan.”

ANF




14:17:15
06 Ekim 2008
Bu haber  952  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
 Camer  2008-05-17
  Sevgili Vekilim Ne dersek azdır
 Yanı bazen düşünüyorumda tarihiyle, kültürüyle, diliyle ve nufusuyla toprağıyla Kürtler kadar olan , ve tüm bunlara rağmen Kürdlerin durumunda olan bir millet halk varmıdır?. Ben çok araştırdım görmedim. Yanı dünyadaki milletlerin halkların içinde en onursuzu bizlermiyiz? Yanı daha uyanma zamanımız gelmedimi, hala şuna buna kardeş diyip boyun mu eğeceğiz elpeçe mi duracağiz MAAA EDİ NE BESSEEEE
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
 Videolu Haberler
  Kürtler linç ediliyor, Dünya seyirci  Fîlma televîzyona almanî li ser bajarê kurdî Nisêbîn
  Fîlmek li ser jiyana Che Guevara
 Yasin Hayal yine hedef gösterdi
 İşte belgeli, görüntülü işkence yapan polis!
 Cumhuriyet Savcısı nın skandal ses kaydı!
 Oremar baskını klip oldu
 Düşürülen Kobranın foto ve görüntüleri
 Operasyondan ilk görüntüler
 Tuğluk:Kürtler ayrılmayı tartışır
 Sesiyle büyüledi yüzünü gören yok
Yazarlarimiz
Medeni Duran
Bunun adı siyaset mi?
Yusuf Serhat Faik
Bayram düşünceleri
Yener Orkunoglu
Liberalizmin Hegel düşmanlığı
Ahmet Dere
Kritik Dönemeçte Türkiye ve Kürtler
Xwe Metin Ayçiçek
Dünya ekonomik krizi üzerine-1
Ali Bulaç
Gerçek provokasyonlar!
Cumali Uyan
Demokrasiyi Bilmeyen Demokratlar(!)
Düzgün Gökhan
MİSYON
Berkant Coşkun
8 Mart ve Kadın Gerçekligine İlişkin
Ahmed Sabah
Kadın olmak istiyorum
Bendiwelat Mêrdînî
Devrimci Sol, Devrimci Karargah ile birleşti
Misafir Yazarlar
Cengiz Çandar Referans
Türkiye’nin Batılı’lığının “MR”ı
MAHMUT ŞAKAR
Sahte demokratlar koalisyonu!
Mehmet Altan Star
Başbakan’ın iki konuşması daha vardı
Hasan Cemal Milliyet
Laiklik elden gider kaygısı, odak kayması!
M. Ali Birand Posta
Bu karmaşayı ancak erken seçim çözer
Günay Aslan R.web sitesi
Sehr geehrter Herr Bundesinnenminister Schäuble
Meral Akyol Lekolin.org
Ölümün Soğuk İklimlerinde 8 Mart
Sıdkı Zilan Haber Diyarbakir
Son Komünist Ülke Ve Yeni Anayasa
İrfan Sarı Yüksekova Haber
Ağzına biber sürerim
Recep Maraşlı Gelawej org
Yanılgılardan politik çözüm çıkabilir mi?
Nazım Alpman İnternethaber
Bilgi Fahişeleri
M.Salih Erol Kurdistan-post
Dandik masalın ünlüleri
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle